2011 - TÜM HABERLER

Koruma Erzurum'da kültür yolundan geçiyor

17.01.2017

Kültürel miras ve koruma çalışmaları, tarihinin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim yeri olan Erzurum gibi bir kent için özellikle anlamlı. 

Gerek nüfusu gerekse yüzölçümüyle Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük kentleri arasında bulunan Erzurum, sert iklimiyle biliniyor. Son yıllarda ikliminden ve coğrafi yapısından gelen özelliklerini kentin canlanması yararına kullanan Erzurum, kış turizmi kadar tarihi yapılarıyla da gündeme gelmeye başladı.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ÇEKÜL uzmanlarıyla bir araya gelerek kentin tarihi yapılarının korunması ve canlandırma çalışmaları hakkında bilgiler verdi. ÇEKÜL Evinde gerçekleştirilen Çarşamba Toplantıları kapsamındaki toplantıda gündem, Erzurum’un kültür mirasını koruma çalışmaları idi. Kentin tarihi haritalarının hatırlatıldığı toplantıda özellikle 1904 yılında Kafkas Kurmay Yüzbaşı Fuat Bey tarafından çizilen haritaya vurgu yapıldı. Kültür mirasını koruma çalışmalarında, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun yaptığı ve kentteki sit alanlarını tanımlayan tez çalışması yol gösterici olarak kabul edildi. 2012’de BİMTAŞ tarafından hazırlanan ve 2015’te revize edilen Koruma Amaçlı İmar Planı da toplantı gündemi arasındaydı.

Erzurum’un kültürel mirasını koruma çalışmalarındaki önemli adımlardan ilki, Kültür Yolu Projesi. 

Erzurum Kalesi ve Caferiye Camisi ile Rüstem Paşa Bedestenine kadar uzanan Kültür Yolu aksını içeren Kültür Yolu Projesi, 85 mahalleyi kapsıyor. Tarihi kent dokusunu korurken, tarihi kentin yeni kent dokusuyla entegrasyonunu hedefleyen proje kapsamında kış turizminin olumlu yansımalarının kullanılması hedefleniyor. Dağ turizminin kente çektiği nüfus nedeniyle alternatif bir kent merkezinin oluşturulması ve Erzurum’un uluslararası bir ticaret merkezine dönüştürülmesi de Belediyenin hedefleri arasında. Tarihi kent merkezinin ve tarihi çarşıların yeniden canlandırılması, Erzurum’da yerel ekonominin güçlenmesi ve sosyal hayatın renklenmesini sağlayacak.

Yeğenağa, Hanlar, Taş Mağaralar, Kale, Yakutiye Medresesi, Taş Ambarlar ve Üç Kümbetler kentin odak nokları arasında. ÇEKÜL uzmanları bu tarihi alanların da göz önünde tutularak kente bütüncül bakılmasını ve tüm etkenlerin detaylı incelenmesini önerdi.  

Koruma çalışmalarının bir diğer merkezi ise Erzurum Kalesi.

İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen ancak MS. 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı düşünülen Erzurum Kalesi, kentteki ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi ve Tepsi Minareyi içeriyor. Kalenin, şehri çevreleyen dış kale surları korunamamışken, iç kale muhafaza edilebilmiş. Günümüze ulaşan iç kalede yapılacak bir düzenlemeyle seyir terası oluşturulması ve park düzenlemesi yapılması, koruma çalışmalarının amaçlarından. ÇEKÜL uzmanları iç kaledeki ticari alanlar ile anıtsal yapı arasındaki ilişkinin düzenlenmesine dikkat çekerken iç kaledeki tescilli yapıların sürdürülebilir ve yaşanabilir mekânlar haline getirilmesi ihtiyacını aktardı. “Yaşayan müze” kavramı, iç kalenin kurgulanmasında anahtar kavram olarak benimsendi. Kentlinin müdahil olacağı, işlevlendirilmiş mekânlar için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Süleymaniye semtinde uyguladığı çalışmalar örnek gösterildi. Erzurum kültür mirası koruma çalışmalarının kale-çarşı-mahalle odaklı yaklaşım ile sürdürülmesi önerildi.

Koruma çalışmaları kapsamında Erzurum’un 100 yıllık tarihi Bat Pazarının da yeniden düzenlenmesi sağlanacak.

Erzurum’un yerel yönetimleri ve ÇEKÜL uzmanları çalışmaları değerlendirmek amacıyla belirli periyodlarda biraraya gelmeyi sürdürecek.  

KORUMA ERZURUM’DA KÜLTÜR YOLUNDAN GEÇİYOR

 

SPOT:

Kültürel miras ve koruma çalışmaları, tarihinin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim yeri olan Erzurum gibi bir kent için özellikle anlamlı. 

 

Gerek nüfusu gerekse yüzölçümüyle Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük kentleri arasında bulunan Erzurum, sert iklimiyle biliniyor. Son yıllarda ikliminden ve coğrafi yapısından gelen özelliklerini kentin canlanması yararına kullanan Erzurum, kış turizmi kadar tarihi yapılarıyla da gündeme gelmeye başladı.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ÇEKÜL uzmanlarıyla bir araya gelerek kentin tarihi yapılarının korunması ve canlandırma çalışmaları hakkında bilgiler verdi. ÇEKÜL Evinde gerçekleştirilen Çarşamba Toplantıları kapsamındaki toplantıda gündem, Erzurum’un kültür mirasını koruma çalışmaları idi. Kentin tarihi haritalarının hatırlatıldığı toplantıda özellikle 1904 yılında Kafkas Kurmay Yüzbaşı Fuat Bey tarafından çizilen haritaya vurgu yapıldı. Kültür mirasını koruma çalışmalarında, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun yaptığı ve kentteki sit alanlarını tanımlayan tez çalışması yol gösterici olarak kabul edildi. 2012’de BİMTAŞ tarafından hazırlanan ve 2015’te revize edilen Koruma Amaçlı İmar Planı da toplantı gündemi arasındaydı.

Erzurum’un kültürel mirasını koruma çalışmalarındaki önemli adımlardan ilki, Kültür Yolu Projesi. 

Erzurum Kalesi ve Caferiye Camisi ile Rüstem Paşa Bedestenine kadar uzanan Kültür Yolu aksını içeren Kültür Yolu Projesi, 85 mahalleyi kapsıyor. Tarihi kent dokusunu korurken, tarihi kentin yeni kent dokusuyla entegrasyonunu hedefleyen proje kapsamında kış turizminin olumlu yansımalarının kullanılması hedefleniyor. Dağ turizminin kente çektiği nüfus nedeniyle alternatif bir kent merkezinin oluşturulması ve Erzurum’un uluslararası bir ticaret merkezine dönüştürülmesi de Belediyenin hedefleri arasında. Tarihi kent merkezinin ve tarihi çarşıların yeniden canlandırılması, Erzurum’da yerel ekonominin güçlenmesi ve sosyal hayatın renklenmesini sağlayacak.

Yeğenağa, Hanlar, Taş Mağaralar, Kale, Yakutiye Medresesi, Taş Ambarlar ve Üç Kümbetler kentin odak nokları arasında. ÇEKÜL uzmanları bu tarihi alanların da göz önünde tutularak kente bütüncül bakılmasını ve tüm etkenlerin detaylı incelenmesini önerdi.  

Koruma çalışmalarının bir diğer merkezi ise Erzurum Kalesi.

İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen ancak MS. 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı düşünülen Erzurum Kalesi, kentteki ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi ve Tepsi Minareyi içeriyor. Kalenin, şehri çevreleyen dış kale surları korunamamışken, iç kale muhafaza edilebilmiş. Günümüze ulaşan iç kalede yapılacak bir düzenlemeyle seyir terası oluşturulması ve park düzenlemesi yapılması, koruma çalışmalarının amaçlarından. ÇEKÜL uzmanları iç kaledeki ticari alanlar ile anıtsal yapı arasındaki ilişkinin düzenlenmesine dikkat çekerken iç kaledeki tescilli yapıların sürdürülebilir ve yaşanabilir mekânlar haline getirilmesi ihtiyacını aktardı. “Yaşayan müze” kavramı, iç kalenin kurgulanmasında anahtar kavram olarak benimsendi. Kentlinin müdahil olacağı, işlevlendirilmiş mekânlar için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Süleymaniye semtinde uyguladığı çalışmalar örnek gösterildi. Erzurum kültür mirası koruma çalışmalarının kale-çarşı-mahalle odaklı yaklaşım ile sürdürülmesi önerildi.

Koruma çalışmaları kapsamında Erzurum’un 100 yıllık tarihi Bat Pazarının da yeniden düzenlenmesi sağlanacak.

Erzurum’un yerel yönetimleri ve ÇEKÜL uzmanları çalışmaları değerlendirmek amacıyla belirli periyodlarda biraraya gelmeyi sürdürec

KORUMA ERZURUM’DA KÜLTÜR YOLUNDAN GEÇİYOR

 

SPOT:

Kültürel miras ve koruma çalışmaları, tarihinin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim yeri olan Erzurum gibi bir kent için özellikle anlamlı. 

 

Gerek nüfusu gerekse yüzölçümüyle Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük kentleri arasında bulunan Erzurum, sert iklimiyle biliniyor. Son yıllarda ikliminden ve coğrafi yapısından gelen özelliklerini kentin canlanması yararına kullanan Erzurum, kış turizmi kadar tarihi yapılarıyla da gündeme gelmeye başladı.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ÇEKÜL uzmanlarıyla bir araya gelerek kentin tarihi yapılarının korunması ve canlandırma çalışmaları hakkında bilgiler verdi. ÇEKÜL Evinde gerçekleştirilen Çarşamba Toplantıları kapsamındaki toplantıda gündem, Erzurum’un kültür mirasını koruma çalışmaları idi. Kentin tarihi haritalarının hatırlatıldığı toplantıda özellikle 1904 yılında Kafkas Kurmay Yüzbaşı Fuat Bey tarafından çizilen haritaya vurgu yapıldı. Kültür mirasını koruma çalışmalarında, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun yaptığı ve kentteki sit alanlarını tanımlayan tez çalışması yol gösterici olarak kabul edildi. 2012’de BİMTAŞ tarafından hazırlanan ve 2015’te revize edilen Koruma Amaçlı İmar Planı da toplantı gündemi arasındaydı.

Erzurum’un kültürel mirasını koruma çalışmalarındaki önemli adımlardan ilki, Kültür Yolu Projesi. 

Erzurum Kalesi ve Caferiye Camisi ile Rüstem Paşa Bedestenine kadar uzanan Kültür Yolu aksını içeren Kültür Yolu Projesi, 85 mahalleyi kapsıyor. Tarihi kent dokusunu korurken, tarihi kentin yeni kent dokusuyla entegrasyonunu hedefleyen proje kapsamında kış turizminin olumlu yansımalarının kullanılması hedefleniyor. Dağ turizminin kente çektiği nüfus nedeniyle alternatif bir kent merkezinin oluşturulması ve Erzurum’un uluslararası bir ticaret merkezine dönüştürülmesi de Belediyenin hedefleri arasında. Tarihi kent merkezinin ve tarihi çarşıların yeniden canlandırılması, Erzurum’da yerel ekonominin güçlenmesi ve sosyal hayatın renklenmesini sağlayacak.

Yeğenağa, Hanlar, Taş Mağaralar, Kale, Yakutiye Medresesi, Taş Ambarlar ve Üç Kümbetler kentin odak nokları arasında. ÇEKÜL uzmanları bu tarihi alanların da göz önünde tutularak kente bütüncül bakılmasını ve tüm etkenlerin detaylı incelenmesini önerdi.  

Koruma çalışmalarının bir diğer merkezi ise Erzurum Kalesi.

İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen ancak MS. 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı düşünülen Erzurum Kalesi, kentteki ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi ve Tepsi Minareyi içeriyor. Kalenin, şehri çevreleyen dış kale surları korunamamışken, iç kale muhafaza edilebilmiş. Günümüze ulaşan iç kalede yapılacak bir düzenlemeyle seyir terası oluşturulması ve park düzenlemesi yapılması, koruma çalışmalarının amaçlarından. ÇEKÜL uzmanları iç kaledeki ticari alanlar ile anıtsal yapı arasındaki ilişkinin düzenlenmesine dikkat çekerken iç kaledeki tescilli yapıların sürdürülebilir ve yaşanabilir mekânlar haline getirilmesi ihtiyacını aktardı. “Yaşayan müze” kavramı, iç kalenin kurgulanmasında anahtar kavram olarak benimsendi. Kentlinin müdahil olacağı, işlevlendirilmiş mekânlar için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Süleymaniye semtinde uyguladığı çalışmalar örnek gösterildi. Erzurum kültür mirası koruma çalışmalarının kale-çarşı-mahalle odaklı yaklaşım ile sürdürülmesi önerildi.

Koruma çalışmaları kapsamında Erzurum’un 100 yıllık tarihi Bat Pazarının da yeniden düzenlenmesi sağlanacak.

Erzurum’un yerel yönetimleri ve ÇEKÜL uzmanları çalışmaları değerlendirmek amacıyla belirli periyodlarda biraraya gelmeyi sürdürecek.  

ek

KORUMA ERZURUM’DA KÜLTÜR YOLUNDAN GEÇİYOR

 

SPOT:

Kültürel miras ve koruma çalışmaları, tarihinin ilk dönemlerinden itibaren yerleşim yeri olan Erzurum gibi bir kent için özellikle anlamlı. 

 

Gerek nüfusu gerekse yüzölçümüyle Doğu Anadolu Bölgesinin en büyük kentleri arasında bulunan Erzurum, sert iklimiyle biliniyor. Son yıllarda ikliminden ve coğrafi yapısından gelen özelliklerini kentin canlanması yararına kullanan Erzurum, kış turizmi kadar tarihi yapılarıyla da gündeme gelmeye başladı.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi, ÇEKÜL uzmanlarıyla bir araya gelerek kentin tarihi yapılarının korunması ve canlandırma çalışmaları hakkında bilgiler verdi. ÇEKÜL Evinde gerçekleştirilen Çarşamba Toplantıları kapsamındaki toplantıda gündem, Erzurum’un kültür mirasını koruma çalışmaları idi. Kentin tarihi haritalarının hatırlatıldığı toplantıda özellikle 1904 yılında Kafkas Kurmay Yüzbaşı Fuat Bey tarafından çizilen haritaya vurgu yapıldı. Kültür mirasını koruma çalışmalarında, Erzurum Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun yaptığı ve kentteki sit alanlarını tanımlayan tez çalışması yol gösterici olarak kabul edildi. 2012’de BİMTAŞ tarafından hazırlanan ve 2015’te revize edilen Koruma Amaçlı İmar Planı da toplantı gündemi arasındaydı.

Erzurum’un kültürel mirasını koruma çalışmalarındaki önemli adımlardan ilki, Kültür Yolu Projesi. 

Erzurum Kalesi ve Caferiye Camisi ile Rüstem Paşa Bedestenine kadar uzanan Kültür Yolu aksını içeren Kültür Yolu Projesi, 85 mahalleyi kapsıyor. Tarihi kent dokusunu korurken, tarihi kentin yeni kent dokusuyla entegrasyonunu hedefleyen proje kapsamında kış turizminin olumlu yansımalarının kullanılması hedefleniyor. Dağ turizminin kente çektiği nüfus nedeniyle alternatif bir kent merkezinin oluşturulması ve Erzurum’un uluslararası bir ticaret merkezine dönüştürülmesi de Belediyenin hedefleri arasında. Tarihi kent merkezinin ve tarihi çarşıların yeniden canlandırılması, Erzurum’da yerel ekonominin güçlenmesi ve sosyal hayatın renklenmesini sağlayacak.

Yeğenağa, Hanlar, Taş Mağaralar, Kale, Yakutiye Medresesi, Taş Ambarlar ve Üç Kümbetler kentin odak nokları arasında. ÇEKÜL uzmanları bu tarihi alanların da göz önünde tutularak kente bütüncül bakılmasını ve tüm etkenlerin detaylı incelenmesini önerdi.  

Koruma çalışmalarının bir diğer merkezi ise Erzurum Kalesi.

İlk inşa tarihi kesin olarak bilinmeyen ancak MS. 5. yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı düşünülen Erzurum Kalesi, kentteki ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi ve Tepsi Minareyi içeriyor. Kalenin, şehri çevreleyen dış kale surları korunamamışken, iç kale muhafaza edilebilmiş. Günümüze ulaşan iç kalede yapılacak bir düzenlemeyle seyir terası oluşturulması ve park düzenlemesi yapılması, koruma çalışmalarının amaçlarından. ÇEKÜL uzmanları iç kaledeki ticari alanlar ile anıtsal yapı arasındaki ilişkinin düzenlenmesine dikkat çekerken iç kaledeki tescilli yapıların sürdürülebilir ve yaşanabilir mekânlar haline getirilmesi ihtiyacını aktardı. “Yaşayan müze” kavramı, iç kalenin kurgulanmasında anahtar kavram olarak benimsendi. Kentlinin müdahil olacağı, işlevlendirilmiş mekânlar için İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Süleymaniye semtinde uyguladığı çalışmalar örnek gösterildi. Erzurum kültür mirası koruma çalışmalarının kale-çarşı-mahalle odaklı yaklaşım ile sürdürülmesi önerildi.

Koruma çalışmaları kapsamında Erzurum’un 100 yıllık tarihi Bat Pazarının da yeniden düzenlenmesi sağlanacak.

Erzurum’un yerel yönetimleri ve ÇEKÜL uzmanları çalışmaları değerlendirmek amacıyla belirli periyodlarda biraraya gelmeyi sürdürecek.  

.